MAVİ KADRAJ
← Kadrajın Ötesinde
Ağustos 2026

Aynı Yerden Başka Biri Olarak Geçmek

Bazı yerlere yıllar sonra döneriz. Değişenin yer olduğunu sanırız.

Bir yere yıllar sonra yeniden gitmenin garip bir tarafı var.

Yollar tanıdık geliyor.

Binalardan bazıları hâlâ yerinde.

Bir köşeyi dönünce ne çıkacağını biliyorsun.

Ama yine de bir şey farklı.

İlk başta şehrin değiştiğini düşünüyorsun.

Yeni binalar yapılmış.

Bazı dükkânlar kapanmış.

Ağaçlar büyümüş.

Sonra biraz daha dikkatli bakınca asıl değişenin yalnızca şehir olmadığını anlıyorsun.

Sen de değişmişsin.

Bir zamanlar önünden hiç düşünmeden geçtiğin bir yerde şimdi duruyorsun.

Eskiden önemli bulduğun şeyler artık sana küçük geliyor.

Hiç dikkat etmediğin ayrıntılar ise gözünden kaçmıyor.

Aynı manzaraya bakarsın ama artık aynı gözlerle bakmıyorsundur.

Bolu koleksiyonundan bir fotoğraf

Belki bu yüzden bazı yerlere dönmek geçmişe dönmek değildir.

İnsan geçmişe dönemez zaten.

Sadece geçmişte bulunduğu bir yere bugünkü haliyle gider.

Ve orada eski kendisinin izleriyle karşılaşır.

Şurada yürümüştüm dersin.

Burada oturmuştum.

Şu yoldan her gün geçerdim.

Ama o cümlelerin içindeki “ben” artık tam olarak sen değilsindir.

İnsan bunu fark edince zamanın ne kadar sessiz çalıştığını anlıyor.

Değişirken ses çıkarmıyoruz.

Bir sabah kalkıp başka biri olmuyoruz.

Gün gün değişiyoruz.

Bir şey öğreniyoruz.

Birinden vazgeçiyoruz.

Birini kaybediyoruz.

Bir karar alıyoruz.

Bir hayal kuruyoruz.

Bir hayalden vazgeçiyoruz.

Ve bütün bunlar üst üste ekleniyor.

Sonra yıllar sonra eski bir yere gittiğimizde aradaki mesafeyi birden görüyoruz.

Bazen bir bardak çay yeter buna.

Karşında yıllardır duran bir manzara vardır.

Çay yine çaydır.

Dağ yine oradadır.

Göl yine aynı yerde.

Ama masada oturan kişi başka biridir.

Bence yaş almak biraz da bunu kabul etmektir.

Eskiden olduğun kişiyi küçümsemeden ondan uzaklaşabilmek.

“Nasıl böyle düşünmüşüm?” demek kolay.

Ama o günkü insanın bildikleri o kadardı.

Bugünkü aklımızla geçmişteki kendimizi yargılamak haksızlık.

Çünkü bugün bildiklerimizi biraz da onun yaptığı hatalar sayesinde biliyoruz.

Bu yüzden geçmişe baktığımda kendimle kavga etmek yerine anlamaya çalışıyorum.

Her doğru karar beni buraya getirmedi.

Bazı yanlış kararlar da getirdi.

Bazı yollar uzundu.

Bazıları gereksizdi.

Bazılarından geri döndüm.

Ama hepsi bugünkü bakışımın içinde bir yerde duruyor.

Bir gün yeniden eski bir yere gidersen etrafına iyi bak.

Nelerin değiştiğini gör.

Sonra bir de kendine bak.

Belki yıllardır aynı kaldığını düşündüğün birçok şeyin aslında çoktan değiştiğini fark edeceksin.

Ve belki bunun kötü olmadığını da.

Çünkü insanın bütün hayatı aynı kişi olarak geçirmesi, bana değişmekten daha korkutucu geliyor.

Yollar aynı kalabilir.

Dağlar aynı yerde durabilir.

Aynı masada yeniden çay içebilirsin.

Ama senin aynı kalmak gibi bir mecburiyetin yok.

— Mustafa Öner

MAVİ KADRAJ