MAVİ KADRAJ
← Kadrajın Ötesinde
Mayıs 2026

Işığın Peşinden

Işığı ararken yolun ve bekleyişin içinde bulunanlar üzerine.

Işığın bir saati vardır ama dakikası yoktur. Ne zaman geleceğini yaklaşık bilirsin; nasıl geleceğini hiçbir zaman. Bu yüzden fotoğraf çekmek biraz hazırlanmak, daha çok beklemektir.

Sabahın erken vaktinde çıktığım yollar oldu. Şehir henüz kendine gelmemişken, kepenkler kapalı ve sokaklar serinken yürüdüm. Aradığım ışık bazen bir duvarın kenarında birkaç saniye kaldı, bazen hiç gelmedi.

Önceleri gelmeyen ışığı kayıp sayardım. Sonra beklerken gördüklerimin, çektiğim karelerden daha kalabalık olduğunu fark ettim. Bir pencerenin açılışı, uzaktan yaklaşan ayak sesi, sokağın renginin yavaşça değişmesi…

Işık yalnızca gördüğümüz şeyi aydınlatmaz. Nereye bakacağımızı da söyler. Aynı yolun içinden yüz kez geçersin; bir gün küçük bir aydınlık, daha önce hiç görmediğin bir ayrıntıyı sana emanet eder.

Gün batımına yetişmek için acele ettiğim zamanlar da oldu. Son virajı döndüğümde güneş çoktan kaybolmuştu. Gökyüzünde yalnızca vedasının soluk rengi vardı. Makineyi kaldırdım ve o eksik ışığın fotoğrafını çektim.

Gün Batımı koleksiyonundan bir fotoğraf

Belki ışığın peşinden gitmek, onu yakalamak değildir. Geç kalmayı, yanılmayı, beklemeyi kabul etmektir. Çünkü iyi bir an bazen planladığın yerde değil, ona giderken durduğun yerde seni bulur.

Fotoğrafın içinde görünen aydınlık kadar görünmeyen karanlık da vardır. Biri diğerini eksiltmez. Tam tersine, ikisi yan yana geldiğinde kare nefes almaya başlar.

Gün Batımı koleksiyonundan bir fotoğraf

Bugün ışığı ararken daha yavaş yürüyorum. Onun benden kaçmadığını biliyorum. Sadece her defasında başka bir yerde, başka bir biçimde karşıma çıkıyor. Benim yapmam gereken yetişmek değil; fark edecek kadar orada kalmak.

— Mustafa Öner

MAVİ KADRAJ